Lefkoşa

Lefkoşa

Lefkoşa (Yunanca: Λευκωσία (Lefkosia), İngilizce: Nicosia) Kıbrıs adasının ortasında yer alan, Kıbrıs Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti.

Kıbrıs'ın en kalabalık kenti ve en önemli kültür, sanayi, ticaret ve ulaşım merkezidir. Lefkoşa, 35°10' kuzey, 33°21' doğuda bulunur.

Şehir, Yeşil Hat diye adlandırılan sınırla ikiye bölünmüştür. De jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti tüm şehrin idaresine sahip olsa da de facto olarak sadece Güney Lefkoşa'ya hakimdir. Kuzey Lefkoşa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hakimiyeti altında olup uluslararası toplum tarafından Türk işgali altında olarak değerlendirilir. İki kesim Birleşmiş Milletler Barış Gücü idaresindeki bir Ara Bölge ile ayrılır.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ile Lefkoşa Türk Belediyesi'ne yasal statü tanınmıştır. Lefkoşa'nın bulunduğu yerdeki ilk yerleşim Neolitik Çağ'da gerçekleşmiştir. İlk yerleşimin tarihi yaklaşık olarak MÖ 3000-4000'dir. MÖ 1050'de veya MÖ 7. yüzyılda bölgede "Ledra" adlı bir kent kuruldu. Bu şehir adadaki diğer şehir krallıklarının arasında önemli bir yere sahipti. Arkeolojik kazılar sırasında MÖ 4. yüzyılda yazılmış ve Ledra'da Afrodit'e adanmış bir tapınağın varlığını gösteren Yunanca bir yazıt bulunmuştur. MÖ 330 civarlarında küçük bir köy olacak kadar küçülmüştür. Bu kent depremlerden dolayı yıkılınca, MÖ 200 yılında Ptolemaios I Soter'in oğlu Leucus, günümüzde Lefkoşa olan şehri kurdu. Şehrin önemi Bizans döneminin sonlarında artmaya başladı. 7. yüzyılda, Arap akınları sırasında adanın başkenti oldu. 

1191 yılında I. Richard'ın eline geçti. Tapınak Şövalyeleri'nin adayı satın alıp hakimiyet kurdukları dönemde adanın başkentiydi. Şehirde 11 Nisan 1192 günü bir isyan çıktı. Şövalyeler bu ayaklanmayı bir katliamla bastırdı ve daha sonra adayı terk etti. Lüzinyanlar adayı satın aldı ve Lefkoşa başkentliğini sürdürdü.

 
Dünya Başkentleri - Lefkoşa

Lüzinyanlar döneminde şehirde pek çok yeni yapı inşa etti. Venedikliler döneminde bunların çoğu yıkılarak sur yapımında kullanıldı. Bu dönemde Lüzinyanlar şehrin etrafına surlar da inşa etti. Bu surlar düzensiz bir beşgen şeklindeydi. Daha önce şehirde surlar bulunmamakaydı. İlk surları kral I. Henry 1211'de iki kule ile birlikte inşa ettirdi, I. Peter üçüncü bir kule inşa ettirdi ve II. Henry şehri tamamen surlar içine aldı. Şehir bu dönemde oldukça zengin bir hale geldi. Lefkoşa adadaki dört piskoposluktan biriydi. 1212 yılında başpiskoposluk merkezi de oldu. Bu dönemde Rumlar ve Latinler arasında olaylar yaşanıyordu ve 1313 ve 1360 yıllarında şehirde kanlı çatışmalar çıktı.

Lefkoşa tarihi boyunca pek çok deprem tarafından hasara uğramıştır. 1222 Kıbrıs depremi şehirde şiddetli biçimde hissedildi ve büyük zarara yol açtı. Kasım 1330'da şehirde bir sel felaketi meydana geldi ve üç bin kişi hayatını kaybetti. Bunların yanı sıra, şehir 1373'te Cenevizliler ve 1426'de Memlüklüler tarafından büyük hasara uğratıldı.

26 Şubat 1489'da tüm adayla birlikte Lefkoşa da Venedik Cumhuriyeti hakimiyetine girdi. Osmanlıların adayı fethinden hemen önce, Venedikliler surları denetledi ve fazla zayıf olduklarını buldu. Yapılan yeni planlara göre Lefkoşa surları sekiz milden üç mile indirildi. Bu sırada, yeni surların dışında kalan tüm binalar yıkıldı. Kanlıdere'nin güzergâhı bir iddiaya göre Venedikliler tarafından değiştirilmiştir. Bir diğer iddiaya göre derenin güzergahını değiştiren Osmanlılar şehri sellerden kurtarmak için bunu yapmışlardır.

Osmanlılar tarafından Kıbrıs'ın fethi sürecinde, Lefkoşa alınan üçüncü büyük yerleşimdi. Piyale Paşa ve ordusu 22 Temmuz 1570 günü Lefkoşa'yı almak için harekete geçti. 25 Temmuz günü Lefkoşa kuşatıldı. Venediklilerin Osmanlıların kaleyi teslim etme taleplerini kabul etmemesi nedeniyle 27 Temmuz günü çatışmalar başladı. Surların çok sağlam olması, Lefkoşa'nın düşmemesini sağlıyordu. 9 Eylül 1570 tarihinde şafak sökerken yeni bir hücum başlatıldı ve 20 bin kişiden fazla olan birlikler Lefkoşa'yı fethetti. 

Osmanlı döneminde Türklerin Kıbrıs'a yerleştirilmesi kapsamında tüm adaya olduğu gibi Lefkoşa'ya da Türk nüfusun yerleştirilmesine 1572'de başlandı. Şehrin içindeki meslek erbabı olmayan Rumlar şehrin dışındaki mahallelere yerleştirilip yerlerine Türkler konulmuştur. Bu dönemde yapılan bir sayıma göre şehrin 31 tane mahallesi vardı. Bunlardan ikisinde ("Ermiyan" ve "Karaman"), Ermeni nüfus çoğunluktaydı. 

Lefkoşa, Osmanlı döneminde ilk olarak "Dağ Kazası" adınaki bir kazanın merkezi olarak Kıbrıs Eyaleti'nin başkentliğini yaptı, daha sonra bir sancak oldu. Osmanlı döneminde St. Sophia Katedrali gibi büyük kiliseler camiye çevrildi. Lefkoşa - Larnaka yolu yapıldı. Şehrin kapıları gündoğumunda açılıp günbatımında kapatılmaktaydı. Vali, Kadı, Mütercim Tercüman ve Rum Başpiskopsu Lefkoşa'da ikamet ediyordu. William Kimbrough Pendleton, 1864'te şehirdeki evlerin çoğunun kil tuğladan yapılmış olduğunu belirtmektedir. 1741'deki büyük bir deprem sonucu Selimiye Camiin bir minaresi yıkıldı ve tekrar yapılmak zorunda kaldı. 1764'te ve 1821'de şehirde isyanlar yaşandı.

12 Temmuz 1878 tarihinde adanın geriye kalanı ile birlikte Lefkoşa'da Birleşik Krallık hakimiyetine girdi. Britanyalı birlikler şehre Girne Kapısı'ndan girmiş ve Baf Kapısı'nın yanındaki Değirmen Burcu'na ilk Britanya bayrağını çekmişlerdir. 1882 yılında Lefkoşa Belediyesi kuruldu. Birleşik Krallık hakimiyetinde Lefkoşa surların dışında bir büyüme kaydetti.

 
Dünya Başkentleri - Lefkoşa

1930-1945 aralığında Ortaköy, Strovolos, Büyük Kaymaklı, Küçük Kaymaklı gibi köyler şehir ile birleşmeye başladı, Yenişehir gibi bölgelere ilk yerleşim yapıldı. 1 Ocak 1944 günü Ayii Omoloyitadhes belediye sınırlarına dahil oldu. Şehrin dışına ulaşımı sağlayabilmek için 1879'da Baf Kapısı'nın, 1931'de Girne Kapısı'nın ve 1945'te Mağusa Kapısı'nın yan taraflarındaki surlar kesildi. 1905 yılında Büyük Kaymaklı'da bir tren istasyonu inşa edildi ve Lefkoşa'ya tren seferlerine başlandı, bu uygulama 1955 yılında sona erdi.

1912'de şehre ilk elektrik geldi. Yine aynı yıl gazyağıyla çalışan sokak lambaları elektrikle çalışanlarla değiştirildi. Britanya hakimiyetinde kanalizasyon şebekesi temizlendi ve yollar onarıldı. 17 Ekim 1947 günü şehre enerji sağlayan elektrik santralinde meydana gelen bir patlama sonucu şehir 116 gün elektriksiz kaldı.

1895 yılında Lefkoşa'nın Tahtakale bölgesinde Rumların Türklere saldırıları oldu. 1931'de Rumlar Britanya hakimiyetine karşı isyan etti ve hükûmet binasını yaktı. 1955'te kurulan EOKA Birleşik Krallık egemenliğine karşı şehirdeki kamu binalarına ve radyo istasyonuna saldırdı. 16 Ağustos 1960'ta Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Temsilciler Meclisi'ne o geceyarısı Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı çekildi ve adadaki Britanya hakimiyeti sona erdi. 

1960 anayasasının 173. maddesi gereği adada bir Rum (Lefkoşa -Rum- Belediyesi) ve bir Türk (Lefkoşa Türk Belediyesi) belediye kuruldu. 

20-21 Aralık 1963 gecesi, "Kanlı Noel" olarak bilinen olaylar başladı. Lefkoşa'nın Tahtakale semtinde otomobillere açılan ateş sonucunda Zeki Halil ve Cemaliye Emirali öldürüldü. 23-30 tarihleri arasında Küçük Kaymaklı kuşatma altına alındı. 23-24 Ocak gecesi Kumsal bölgesinde 11 kişi öldürüldü, Kumsal Baskını olarak anılan olayda Türk binbaşı Nihat İlhan'ın ailesi öldürüldü. Kanlıdere bölgesinde Türklere karşı saldırı düzenlendi. Olaylar sonucu 30 Aralık 1963 günü Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık hükümetleri toplandı. Bu toplantı sonucu Yeşil Hat olarak da bilinen ve şehri Türk ve Rum kesimlerine bölen sınır çizildi. Bu sınırın "Yeşil Hat" olarak anılmasının sebebi, hattı harita üzerinde çizen Birleşmiş Milletler görevlisinin kaleminin yeşil renk olmasıdır.

1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Harekâtı ile şehirdeki sınırlar kesinleşti. 29 Mart 1968 günü Eylence, Büyük Kaymaklı, Küçük Kaymaklı, Pallouriotissa, Strovolos (kısmen) ve Kızılay banliyöleri de belediye sınırlarına dahil oldu. Şehrin fiilen bölünmesinin ardından, Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimindeki alan güney yönünde büyümesine devam etti. Kuzey Lefkoşa da büyümesine devam etti ve Gönyeli (ayrı belediyesi vardır) ile Hamitköy (Lefkoşa  Türk Belediyesi'ne bağlıdır) gibi şehir dışındaki köyler ile birleşti.

2003 yılnıda Kermiya Sınır Kapısı, 2008 yılında ise Lokmacı Kapısı açıldı. Adadaki yollar Lefkoşa merkez alarak, Lefkoşa'da birleşecek şekilde yapılmıştır, önemli yolların tamamı Lefkoşa'da birleşir. Osmanlı döneminde sadece Larnaka yolu yapılmış olup, daha önce inşa edilmiş yollar harap haldeydi. Britanya hakimiyetinde bu yollar yeniden inşa edildi ve Lefkoşa ile diğer şehirler arasında düzenli bir posta servisi kuruldu. 

Şehre ilk araba 1907 yılında geldi. Şehirden ilk otobüs servisleri 1929'da başladı, bu servisler Girne Kapısı'ndan yola çıkıyor, Strovolos, Aydemet ve Büyük Kaymaklı'ya gidiyorlardı. 21 Ekim 1905 günü Lefkoşa - Mağusa arasında tren seferleri başladı. Tren seferleri Lefkoşa'dan yaklaşık 30 durağa düzenlenmekteydi. 31 Aralık 1951'de ise tren seferleri sona erdi.

1949 yılında Lefkoşa Uluslararası Havalimanı açıldı. Bu havalimanı günümüzde Ara Bölge'dedir ve kullanılmamaktadır. Günümüzde şehrin Kıbrıs Cumhuriyeti kontrolündeki bölgesinde Lefkoşa Otobüs Şirketi adlı bir şirket tarafından yürütülen otobüs servisi vardır. Tüm otobüsler Solomos Meydanı'ndandaki terminalden kalkmakta ve 20 ila 30 dakikada bir duraklardan geçmektedir. Otobüs hattını genişletmek, seferleri sıklaştırmak ve otobüs filosunu yenilemek gibi planlar vardır.

Kamu İşleri Dairesi, Lefkoşa - Larnaka ve Limasol arasında tramvay ve hafif raylı sistem hatları kurmak için bir anlaşma imzalamıştır. Şehirden A1 ve A2 gibi otoyollar bulunmaktadır. Bu yol ağını geliştirmek yanı sıra şehir içindeki yolları iyileştirmek için de projeler vardır. Bunun dışında taksiler de vardır.

Şehre hava ulaşımı ise Larnaka Uluslararası Havalimanı (44 km uzaklıkta) ve Baf Uluslararası Havalimanı'ndan yapılmaktadır. Larnaka Havalimanı, Baf Havalimanı'ndan daha çok kullanılmaktadır. Kuzey Lefkoşa'da da LETTAŞ şirketinin otobüsleri vardır. Yenişehir bölgesinde bir otobüs terminali bulunmaktadır. Şehrin kuzey kesiminin kullandığı havalimanı Ercan Havalimanı'dır. Havalimanına otobüslerle ulaşım sağlanmaktadır. Şehirde taksi ve dolmuş ile ulaşım da mümkündür.

Hizmetlerimiz